16 Nisan 2013 Salı

Türkiye Kızılbaşları Kerbela'yı neden unutmuyor da, unutulmaz acılara karşın Dersim'i unutuyor?



Zamanı, "akış"ı unutmamamız gerekir. Kerbelâ, yalnızca Kızılbaşların değil, bütün Şiî'lerin, Şafî'lerin, dahası, Sünnî'lerin de unutmadığı bir olaydır... Unutulmaz, 1400 yıl önce Feodal kültür içinde gerçekleşmiş ve değerlendirilmiş, gelenekselleşmiştir, unutulamaz!.. Dersim katliamı ise 20.yy'da feodal kültürün -artık aşılmakta olan- "sorun çözümü"nin yansımasıdır!..
Oysa Anadolu Kızılbaşlığı, bugünkü haliyle Şah İsmail'den sonra var!.. Unutmamaları Şah İsmail aracılığıyla İran üzerinden girmiş olan Şiî kültür ögeleri nedeniyledir.
Bildiğimiz kadarıyla dünyevî Mu’tezile (İslam akılcılığı) ardılı Hallac'la başlayan, Ömer Hayyam'la, İbn Sîna ile süren; Anadolu'da ise Baba İlyas, Ahi Evren Şeyh Nasiru'd Din Mahmut (Nasrettin Hoca), Hace Bektaş Velî ile toplumsallaşan ve "kul"a göre "birey"i önde tutan 13.yy Anadolu kültürü (Kızılbaş Türkmen kültürünün temelindedir, Kürtlerin katılması Şah İsmail'i desteklemeleri ve feodal karşı-devrime karşı Kızılbaş direnişine katılmaları ile ortaya çıkmıştır), Renaissance'da Avrupa'da da yaygınlaşacak olan burjuva "birey kültürü"nün temellerini oluşturmuştur.
Bu bağlamda Anadolu'lu -Türkmen ya da Kürt- Kızılbaşların, dünyanın en eski "birey kültürü"nün yaratıcısı olmakla, Dersim olaylarını önemsemelerinin zayıf karakteri denli doğal bir şey olamaz!.. Çünkü "birey kültürü"nde bir suçlu varsa, sorumlu olan, suçlunun yalnızca kendisidir, daha sonra gelen ardılları değildir.
Yine bu bağlamda, Burjuva birey kültürüne, doğru dürüst bakarsak Ermeni kırımının suçlusu, bugünün Türkleri değil, kırımı gerçekleştiren Osmanlı toıplumu, devletidir!.. Dersim'i gerçekleştiren de feodal kültürün uzantılarından henûz kurtulamamış olan günün toplumu ve feodal kültürle yetişmiş ve bundan henuz arınamamış olan yöneticileridir (M.Kemal, İsmet Paşa, özellikle de en ağır pay, Celâl Bayar'dadır)!..
Bu yüzden Dersim'li Kızılbaş Zaza'lar, Kemalist Burjuva Devrimi'nin getirdiği laisizmi, kendi katledilenlerinden çok daha önemli olarak, kültürlerine uygun buldukları için, kültürel doğası gereği "insan"ı önde tutmayı amaçlayan Kemalist, sosyal demokrat ve "insan"ı gerçekten önde tutması umulan komünist akımların içinde yer almışlar ve Dersim katliamını, unutma sürecine girmiş, "feodal” intikam çığlıkları atmamışlardır.
Bana kalırsa, bugün, Ermeni Kırımı'nın, Dersim Katliamı’nın gündemde tutulmasının nedeni, Dünya kapitalist işleyişinin tahminen %75-80 kadarını elinde tutan savaş endüstrisinin, denetimi elinde tutarak, gerektiği anda ortaya çıkarmayı bilinci bir biçimde planladığı savaş potansiyelini canlı tutma isteğinden başka bir şey değildir!..
Yine bana kalırsa Anadolu Kürt hareketi, bu oyuna gelmiş, kendi harcamaları dışında, yalnızca Türkiye Devleti’nin yaklaşık 500 milyar dolarlık savaş harcamasına neden olmuştur!.. Oysa Dünya sermayesi, Anadolu Kızılbaşlarını (Kürt kökenli de olsa), çok köklü ve uzun süreli baskı altında kalmış olmalarına karşın, bu oyuna getirememiştir!.