16 Eylül 2012 Pazar

"Kadınlara mı gidiyorsun?.. Kırbacını Unutma!.."



Birkaç sözcükle Nietzsche'nin söylediklerini anlamak öyle kolay değil doğrusu. Bunu özellikle yapar. Kendisi gibi "karanlık (zor anlaşılır)" yazmış bir filozof olan yurttaşımız Ephesos'lu Herakleitos'un bu davranışından övgüyle söz ederken "anlayamayacak kel zeka, hiç anlamasın" diye yaptığını söyleyerek kendi karanlık yazmasının nedenini de açıklamış olur.
(Anadolu tasavvufunda da aynı karanlık yazma geleneği vardır ve buna "görünür anlamın altındaki asıl anlam" nitelemesiyle "Batınîlik", gizli anlamı ortaya çıkarma becerisine de "İlm-i batın" denir - Ayrıca, Renaissance'da ve sonraki bütün sanat akımlarında yani "Burjuva kültürü"nde bu anlayışı günümüze değin bütün Dünya'da bulabilirsiniz.)

Bütün insanları ilgilendirdiğini düşündüşüm, "Kadınlara mı gidiyorsun? Kırbacını Unutma!.." sözü, "Zerdüşt Böyle Dedi" ya da "Böyle Buyurdu Zerdüşt" olarak Türkçe'ye çevrilmiş olan ünlü kitabının "Kadın" bölümünün son tümcesidir. Bana kalırsa önce bu bölümün bütününü okumak gerekir. (https://www.facebook.com/note.php?note_id=397329644842)
Ardından da Nietzsche'nin felsefesine bütün olarak göz atmak gerekir. Ancak bu durumda sözü yerli yerine oturtabilirsiniz.
Nietzsche'yi bütünsel olarak en iyi anlatan yazı, bana kalırsa, sevgili hocam Prof.Dr. rahmetli Nermi Uygur'un "Güneşle" kitabındaki "Nietzsche'nin Yaşama Felsefesi" adlı, Nitzsche'yi zorluklarından arındırarak anlattığını düşündüğüm yazısıdır.https://www.facebook.com/notes/omer-tuncer/prof-dr-nermi-uygurun-friedrich-nietzschenin-ya%C5%9Fama-felsefesi-ba%C5%9Fl%C4%B1kl%C4%B1-denemesi/10151417675838332
Nietzsche, Nermi Hoca'nın yazısına bakarsanız, güçlülüğün, güçlenme sürecinin filozofudur. Akılsal, bedensel, irade (hoca "istenç" terimini kullanmış) ya da her ne olursa... Anlattığı bireyler, "kadın", "erkek", "ben/(Ecce Homo)", ya da "Zerdüşt" gibi ad vererek anlattıkları her zaman, okuyanın örnek alması için anlatılır. "Kadına giderken kırbaç"ın, sado-mazoşist bir duygu olarak şiirsel bir yanı da vardır ama felsefi gerekliliğinin nedeni çok basittir: kadın, erkeğe göre bedensel bakımdan daha güçsüzdür. Bu açıdan da örnek alınacak bir varlık değildir. Üstelik yalnız erkekler için değil, kadın ya da erkek, bütün insanlar için... "Kadınlara gitmek", kavramını "kadını örnek almak" olarak anlamalıyız. Bedensel gücü olmayan bir örneği, örnek olarak kullanmaya olan teknik ve yöntemsel bir durumu anlatarak uyarıyor...
Nietzsche kolay değildir. Şiirsel görünen her şeyin altında mutlaka insanın "güç-istenci"ni geliştirecek bir şey aramak gerekir. Kendine usta saydığı Herakleitos gibi tam bir "Batınî"dir. Anadolu tasavvufunu bilse hayran olurdu sanırım!.. Üstelik kendisinden 600 yıl önceki Anadolu tasavvufunda bulunan "İnsan-ı Kâmil" kavramı ile kendi "üstinsan/übermensch" kavramının tam tamına çakıştığını bilse düşer bayılırdı her halde...

2 yorum:

Cem Üründül dedi ki...

Nietzsche anlaşılması (her anlamda) zor bir filozof değil. Tahminimizden daha basittir söylemek istediği...

http://uzaklar-ve-nedenler.blogspot.de/2011/06/neden-nietzsche-turkcede-baska-bir.html



Ömer Tuncer dedi ki...

Sn Üründül, yorumunuz için teşekkür ederim. Prof.Dr.Nermi Uygur Hoca'mın bağlantısını verdiğim yazısına bir göz atmanızı öneririm.

1) Rahmetli hocamın birincil bilim dili Almanca'dır!..

2) Hoca'nın iki semestre (8 ay) Nietzsche derslerine katıldım.

3) Yine Hoca ile birlikte ve onun denetiminde, Nietzsche'nin "Yunanlıların Trajik Çağında Felsefe" kitabını didik didik eden bir çalışmayla Macit Gökberk, Bertrand Russel ve Emile Brehier'in Felsefe Tarihleri ile karşılaştıran bir lisans tezi ile Edebiyat Fk. Felsefe Bölümünden mezun oldum!..

4) Yazınızda sözünü ettiğiniz kitabın Türkçe'ye çeşitli çevirileri vardır. İlk çevirisi "Zerdüşt Böyle Dedi" olarak
Sadi Irmak tarafından yapılmıştır. Sözünü ettiğiniz "Böyle Buyurdu Zerdüşt" adlı Turhan Oflazoğlu çevirisi sonraki çeşitli çevirilerden yalnızca biridir ve Nietzsche'nin şiirsel diline yaklaşmak amacıyla yapıldığı anlaşılmaktadır.

Bilginize sunarım...

Saygıyla...